Antiemperyalist Liderlerden

Azerbaycan Gençliğine - Ebulfez Elçibey

Sen bil ki, Türk Gençliğinden ayrı değilsin. Karşında büyük hedefler, ağır görevler duruyor. Omuzlarında ağır bir yük var. Sen onu taşıyabilecek güce sahipsin. Senin öyle bir gücün var ki, devlerin taşıyamayacağı yükü sen taşıyabileceksin.

Senin damarlarındaki kan öyle kudretli kandır ki, her bir zorluğun üstesinden kolayca gelirsin. Bunun için yalnızca senin isteğin gereklidir.

Karabağ'ı sen azad edeceksin. Ben buna eminim ve inanıyorum. Azerbaycan'da Karabağ'ın azadlığını, Azerbaycan'ın birleşmesini istemeyecek genç yoktur. Milletin bu arzusunu yerine getireceksiniz. Size uğurlar diliyorum. TANRI yardımcınız olsun!

Ankara Hastanesi 19 Temmuz 2000

Ebulfez Elçibey


Küba Cumhuriyeti Başkanı, Başkomutan Fidel Castro’ nun Konuşması

Yurttaşlar,

Barışçıl bir çözüm hala mümkün olabilir.

Şu anki durum öylesine gerilimli ki,öncesinde bir konuşma hazırlamak ve şimdi söyleyeceklerinizin geçerliliğini yitirmediğinden emin olabilmek mümkün değil. Benim için de, aşırı iyimserliğe kapılmış olmasam da olayların geldiği şu noktada öyle algılanma riski var. Ancak düşündüklerimi açıklamak görevimdir.

Amerikan halkına yönelik, ekranlardan da canlı izlediğimiz çılgın terör saldırıları nedeniyle dünya halklarının 11 Eylül’ de geçirdiği şok, terörün yararsız ve belki sonu gelmeyecek bir savaşı ateşlemeye gerek duymadan ortadan kaldırılması için kimi olağanüstü koşullar yarattı.

ABD’deki terör eylemleri, tüm dünyada olduğu gibi, haklı buldukları bir amaç için mücadele veren halklar üzerinde korkunç hasara yol açmıştır.


BM Konuşması, 8 Eylül 2005 - Hugo Chavez

Değerli Devlet Yetkilileri ve Dostlar,

Bu toplantı başlangıçtaki amacından tamamen uzaklaştırılmıştır. Kötü bir şekilde “reformlar” olarak adlandırılmış olan bazı hususları ele almayı, tartışmamızın ana ekseni olarak kabul etmeye zorlandık. Bu reformlar, dünya halklarının ivedilikle ihtiyaç duyduğu her şeyi önemsiz sorunlarmış gibi ele alıyor. Bunlar, ülkelerimizde kalkınmayı önleyen gerçek sorunlarla yüzleşmek için benimsenen tedbirleri de içeriyor.
Milenyum Zirvesi’nden beş yıl sonra büyük çoğunluğu zaten mütevazı olan bu zirve hedeflerine ulaşılamayacağı hâlâ katı bir gerçeklik olarak karşımızda duruyor. Dünyanın aç durumdaki nüfusunu başlanğıçtaki rakam olan 842 milyon kişiden 2015 itibarıyla yarı yarıya azaltmak istemiştik. Halihazırdaki oranlara göre bu hedef 2215 yılına kadar gerçekleştirilemeyecek. Kaçımız bu başarıyı kutlamak için o tarihte orada olacağız? Böyle bir kutlama, her koşulda insanlığın o tarihe kadar çevresel tahribattan sağ salim çıkabilme kapasitesine bağlı.
2015’e kadar evrensel temel eğitimi gerçekleştirme özlemimizi duyurmuştuk. Halihazırdaki oranlara göre, bu hedefe ancak 2100’den sonra ulaşılabilecek. Hadi bu büyük kutlamaya da hazırlanalım.
Dünya dostlarım, bu durum geri döndürülemeyecek ve acı bir sonuca işaret ediyor: Birleşmiş Milletler kendi modelini tüketmiştir. Bu, bir reformla ilerleme kaydedilebilecek kadar basit bir durum değil. 21. yüzyıl ancak bu örgütün yeniden kurulmasıyla mümkün olabilecek derinlemesine değişimler talep ediyor. Halihazırdaki örgüt işlemiyor; bunu söylemek zorundayız; bu gerçeğin ta kendisi.


Paylaşılmış içerik yayını